Giriş |  Kayıt
"Evlilikte başarı, yalnız aranan kişiyi bulmakta değil, aynı zamanda aranan kişi olmaktadır."
FOSTER WOOD
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Sistem 6  
Sömürü ve köleciliğin sistem mantığını hayata geçirmeyi kavrar bir biliş içinde olan bu türden kişisi fikri takipçiler sömürü ve kölece düzenin ana çekirdeğini ortaya koydular. Ana çekirdeğe göre ortaya konan sömürü ve köleciliğin doğurduğu yansımalar da ellerindeki hukukla, adaletle istedikleri gibi kontrol edilen bir sistem oldu. Böylece köleci ve özel mülkiyetçi hareket kendi meşrutiyetçilerini bu adalet ve hukuka destekletmekle sömürülerini, sistemlerini ve devranlarını sürdürür olacaktılar.

Açık anlamıyla adalet ve hukuk sömürüye karşıydı! Gizli gerçekleşen ezme-ezilme süreçleri içinde ortadan kalkmayan sömürünün varlığıyla ve dahi sömürünün sürdürüle bilir oluşunu sağlar olması yönü ile hukuk ve adalet somuttu. Sıra genelin refahını sağlamaya gelince olmayan genel refahla adalet ve hukuk anlayışları soyuttu. Nereye çekersen oydu.

Yani kimi kişilerin yararını gözetmekle sömüren köleci sistem, genel yararı ortaya koyan somut kolektif inşa gereçleri üzerine; kişi merkezli bencillik hevesli vaatlerini bindirdi. Böylece kolektif dinamikler kişi sahipli iradi çevrimlerle kişi egemence sahipliği sağlar biçimde enfekte edildi. Enfeksiyon adalet, hukuk türü ittifakı modülasyon koruması içinde bağışık edildi. Bu adalet hukuk türü modülasyonlar inşa gereçlerini inşa gereci gibi değil de kendi anlayışlarını hukuk gibi yansıtıyorlardı.

Bu nedenle zaten köleci sistemle ortaya konan adalet ve hukukun köleci sistem içindeki uygulaması ezme ve ezilmeyi ortaya koymasıyla somuttu. Ezilenler olduğu sürece herkese hak hukuk adalet olan söylemiyle de hak-hukuk-adalet hep soyut göreceli ve özneldi. Ve bile duygusal ve egemence sınıfsal kaygılarla müdahale edilir olmaktadırlar.

Adalet ve hukuk dengeye yakın dolaylarda dengenin kimi kez biraz altında kimi kez biraz üstündeki sıfır tam sayılı kesir değerler oranında olmaktan çok uzak. Bu nedenle biz en temel olan doğal sistemlerden bahsediyoruz. Biz derken yazarın kafasında, yazdıklarını sanki kendi okurları katılımlı yüz yüze gibi bir durum içinde olmasıyla bir yazma işi gerçekleşiyormuş gibi söyleşmesini anlatmak için biz denmektedir.

Sistemler fiziksel sistemler, kimyasal sistemler, sosyo toplumsa sistemler, matematiksel sistemler, yazılım sal sistemler, biyolojik sistemler, elektronik sistemler, ahlaki sistemler gibi bir çokturlar. Biz sürece bu en temel sistemlerin bağdaşık bileşke enerji düzlemlerinin ortaya koyduğu etkileşen alanı ile konuyu anlamaya ve anlatmaya gayret ettik.

Elbette totemi bir sosyal inşa ve diğerleri somut bir elektronik sistemi kullanan tekniğin inşası ile sistemlerini kullanmadılar. Ama elektrikli manyetik yapı ve davranışlar tüm var oluşların, tüm yalıtımlı özel bağıntı ve sistemlerin, olay olgu ve girişmelerin; hiçbir zaman hiçbir durumla istisna olamadıkları elemen terin ve kuantum durumların oluşma akış bağ durumlarıdır.

Bu nedenle temelde bir biyo sosyal seçme ayıklama ilkesi yüklü iyonik cisimlerin seçme ayıklama yasasında ayrı bir şey değildir. Ve dahi diğer yandan da artı eksi yükle yüklü çekim itim yasası en temel yazılım kod kuraldır vs. Yani kişilerince dahi fakında olunup bilinmese de kişiler davranışı elektrik yüklü yasaların davranış yansımasından bileşke değeler içinde olmaktan vareste değildiler. Hiçbir şey bu genel yasalardan vareste olmamakla bu temel yasalar her durumla her yerde farklı bağıntılarla başka bir anlam söylemli özellik yansımalarıyla vardırlar. Zıtlık bunun en temel söylem biçimidir.

Artık sosyo toplumsa süreçler, çelişki dediğimiz de atomlar kuarklarla olan bir sistemden değil de bunlarla birlikte daha üst düzlemi oluşmuş; in organik, organik gibi üst düzey canlanan kişi bireyler bağıntılı ilişkin iliklerle sosyo toplum gibi bilişsel ruhsal oluş gibi öznel sistemden konu eder olacağız. Elbette kişi bireyler de atom ve kuarklardan oluşan bir geri bağlanım üzerine modülasyondurlar. Ama sosyo toplumun görevi atom ve kuarklar değildirler. Yaşamın, anlamın ve üretimin hareketidirler.

İşte beyin gibi bilişti bir öznellik üzerinde Tanrı anlayışı olan bilişse sistem de sosyo toplumla ama sosyo toplumsa ruh halinin de üzerinde; sosyo toplumsa ruh halinin kendi üzerine kendi etkimesi olan yeni bir dördüncü “anlamla nedeni” olmakla, alt basamaklı enerji işlemli sosyo toplum süz olmayan ama sosyo toplum anlaması da olmayan bir bağ ilişkisidir. Alt beyin, orta beyin, korteks ve bana göre trak (tırak) olan yeni bölüm

Bu tür bir sistemin ve sistem anlayışının içinde olan insanların sayısı yüzde biri bile bulmaz. Ya da kişinin bu gelişmişlik düzeyi içindeki kazandığı salınımla kişi yaptığı traklerin farkında değildir. Çünkü kişi trak yaptığı yerleri, bir sonrası için kesikli sürekli olacak bir enerji düzeyi olarak henüz konum yapabilmiş değildir.

Trak yeni tür bir enerji salınım düzenlenmesi olup ancak gelişmiş bir sosyo toplumsa yapı sonrasında kazanılan yeni tür enerji biçimi olan salınımdır. Daha önceden gölge belirimlerle oluşan yansımaları biçimleyen işlevle yen bir enerji yansıma alanıdır. İnsan temeli üzerinde olan bu yapıda artık insandan bahsedemeyiz.

Bu durum korteks üstü bir tomurcuk belirimin dallanma durumuyla Sosyo toplumsa enerji düzlemli bir enerjinin bilişti düzey ve düzlem dönüşmesi içinde ani ya da anlık geçişler ile (trakler ile) oluşan bağ durumlardı. Kolay ve özgün bir enerji valans bant durumu oluş ulamadığı için şimdilik anlık geçişlerin trakleri ile yetinmek zorundayız.

Sosyo toplumsa bağ ilişkisinin bilişti düzeyinde hamule olmayan anlayışlarda Tanrı anlayışı yoktur. Söyledikleri de anladıkları da anlattıkları da Tanrı değildir. Nasıl bebeklik çocukluk olgunlaşmasını geçirmeden delikanlılık çağına eremezseniz; sosyo toplumsal çağı aşmadıkça da gerçekliği kuşatan bir Tanrı anlayışı edinemezsiniz.

Sistemlerin kolektif iliği avcılık, toplayıcılık, savunma ve paylaşım sektörler bağıntılı üretim gibi eylemlerle açık somut girişimle yaşamsal olurken; totem düşünce ya da totemi mana gibi düşün sel bazda da soyut ya da güncel deyimle düşünce, yazılım, demokrasi gibi anlatımlarıyla da soyut olabilmektedirler.

Sistemler en başta da söylediğim gibi gerek içi ile gerek dışıyla "etkileşimli" interaktif olmak zorundalar. Sistemler bu etkileşimler içindeyken tümden açık sistemler, ya da tümden kapalı sistemler biçiminde olmaları pek genel işleyiş içinde değildir. Bu bağlam ile sistemler tümden açık ve tümden kapalı olmayan sistemlerdir.

İklim açık sisteme bir örnek olmakla beraber iklim kısmen de lokalize olukla kapalı bir sistemdir. Bataklıkta açık sistemdir ama iklime göre çok daha kapalı bir sistemdir.

Hücreler, organizmalar, toplumlar kapalı sistemdirler. Yani seçiciliği ve geçirgenliği hayli artmış, yükseltgenmiş, kısıtlanmış olmakla; hayli gelişkin bir yalıtımladırlar.

Galaksiler, canlılar doğal sistemler iken; hukuki sistem, ahlaki sistem, bilgisayar türü Microsoft yazılımı, Linux Mint yazılımları, robot yazılımları, sosyo toplumlar insan özneli, özneli yazılımlardır. Dahası Linux Mint, Ubuntu, Kubuntu gibi sistem yazılımları herkese açık bir yazılım sistemi iken Microsoft yazılım sistemi müşterisi olmadığınız sürece herkese kapalı bir yazılım sistemidirler.

Bir atom biçimi; çekirdek çevresinde valans bant hareketli enerji düzen kuralını oluşmakla tekli, ikili, sekizli gibi türü türlü düzen kuralı içinde çekirdek-elektron bağı girişmeli birçok kapalı sistem sentezlerini oluşurlar. Artık bu atom sentezli durum, atom düzeyi içinde ikinci tür bir örgütlenici tutumla fonksiyon-işlev, moleküler sentezle de bam başka olan bir yaşayan organizmalar gibi davranıştırlar.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1234SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  İbrahim Değerli
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.