Giriş |  Kayıt
"Tam dostluk benzer arkadaşlar arasında olur."
NİETZSCHE
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Hatırlama 1  
Anımsamanın yaşantımız içindeki önemini veya hayatiyetini bilmeyen yoktur. Ama anımsamanın aynı zamanda bir geri bağlanım yasası olduğunu; iddia ediyorum hemen hemen hiç kimse bilmez. Bu niye böyledir? Bu durum bizim, olan biteni; geri bağlanım yasasına göre düşünmemizden kaynaklıdır.

Yani biz, düşünme yaparken geri beslenim süreçlerine bağıntı kuran düşünce sistemine kapıldığımız halde.; dağarcığı yokladığımız halde bilinçli şekilde anlamaya gelince sanki bunu anlayıp anlatmaya kapalıyızdır. Bu anımsamalar ve bilinç oluş yerine iman konmuştur. Bütün geri bağlanımla meşruiyet yasalarımız, imana çıkar. Bu da yeterli olmaz.

Bu nedenle cehalet, referansını imanda almakla; aklı işletme bağlamında ve bilimsel olarak dünyanın üretemeyen en azla yetinmeyi üreten; sömürülen hafızası olmak zorundadır. Her durumda kişi bilişsel anımsamalarıyla MS´nın 7. yüz yılına geri bağlanım yapmakla zihinsel depo kaynaklarına başvurur. Bu durum; gerçekten, süreklilikten ve başlangıç koşullardan kopma olmakla kargadan başka kuş tanımaz oluştur.

Anımsama süreçleri bizde zorunlu olukla belirim verirler. Ama biz kısır döngü içinde oluruz. Anımsama farkında olmadığımız bir kullanım olmakla bizlerde bilinçsiz olup biten bir durumdur. Başat olamama şeklinde olup biterler. Bizdeki bu düşünce bize nereden geliyordu? Kuşkunuz mu var? Tabii ki doğada olup biten başlangıç koşullarına bağlılıktan ileri geliyordu.

Şimdiki özümleme süreçlerimiz ve var oluş süreçlerimiz bu başlangıç koşullarına bağlı oluşları nedenle "sınırlı sayıda işlerlikler içerir olduğundan" biz dış dünyayı algılamakta hayli sınırlıyızdır. Gözümüzde başlangıçla göre olup bitene filtre böyledir. Beyin sapı, orta beyin öyledir. Üst beyin dediğimiz korteks daha sonra oluşmakla bunlardan farklıdır.

Ne var ki düşünce dünyasının ruhsallığı içinde gelişmemiş kişiliklere göre düşünceniz, imanımızdan ileri geliyordu! Bu tür davranış içinde olan kişilerin iflah olması kolay kolay olası değildi. Ya da bu tür kişilerin iflah olması için bizlerin dıştan onlara devamlı enerji takviyesi yapmanız gerekecekti. Bu tarz destekler de bir yere kadar başarılı olurdu. Sürekli olamazdı.

Oysa iman anlayışının evrensel var oluşla, bir başlangıç koşulunun olması olanaksızdır. Bu süreç altı bin yıl kadardan daha öteye gitmez. MÖ‘ki İlahi sürecin köleci sürece dönüştüğü dönem başlangıcına kadar gider. İman köleci sürecin kendi tekrarlarını ortaya koyan verili referanslar tekrarıdır.

Şöyle söyleyeyim. Üç buçuk milyar yıl öncesinin başlangıç koşulları içinde olan hayat; kendi sağlığını korumak için tekrarları olmakla dua eden bir imanın sahibi değildi. Yaşam sağlığını korumak için dua etmiyordu.

Tekillik olan evrensel enerji, boşalan enerjidir. Diğer yandan da tekil enerji; dolmuş olukla şarj olmuş enerjidir ki bundan boşalır. Boşaldığı, aktığı için de, tersten bir eylem oluşla da dolar. Irmağın nehir olukla boşalıp, deniz olukla dolup şarj olması gibidir. Bunlar dünya tekilliği üzerinde ya da Dünya tekilliği içinde olup bitenlerdir. Irmağın yaptığı akışlar; yığılan, biriken bir ters eylemle denizde dolar.

Denizde biriken potansiyel; başka birçok ters etkiyle buharlaşıp, yağan yağmurla yeniden yer altı sularını; kaynak sularını oluşur. Kaynak suları ırmakla, nehir akışlı enerji boşalmasını ortaya koyuşun çevrimleri içinde başka bir kesikli sürekli oluşun parçalı bir durumudur. Akış olan birikimli; birikimli olan da akışlıdır. Akışlı olan deşarj enerjili süreçtir. Denizi şarj eder. Boşalma oluşuyla var olan belirme şekli de; ters yönden yeni bağıntılarla biriken (şarj olan); belirmeleri içinde, var olan geri bağlanımdı.

Dolmakla kendisini biriken süreç; kendi direnciyle yay hareketi gibi hem boşalma eğilimli, hem yayı gereken dolma eğilimli, bir potansiyeldir. Bir yanda akış olup, azalan süreç; diğer yanda biriken süreç olmakla; dolan depolanan süreçtir. Azalmaya karşı tersine firen etkisini ortaya koyuyordu. Biriken süreçle seviye yükseliyordu. Akış; bu biriken yığılma seviyesini aşamadığı için firen etkisine uğruyordu.

Bunu şöyle anlayalım. Dışarıda ucuzluğu olan AVM’ye yönelmiş büyük bir kalabalık olsun. AVM açılır açılmaz kalabalık AVM´ye hücum eder. Dışarıda kalabalık azalır. AVM içinde kalabalık (enerji) artar. Ama dışarıdaki kalabalık bitmeden AVM içi dolar. AVM içinin dolmasıyla AVM içinde biriken kalabalık dışarıdaki kalabalığın AVM içine akmasına engel olur. Tersine geri etkimeli olmakla kendi üzerine azalmayı önleyen karşı etkidir (karşı tepkidir).

Dışarıdaki kalabalığı bu firen etkisi kendi kendisine durdurur. İşte içeri doğru akış yapmakla azalan süreç; AVM içindeki birikme yapan tersten bir eylemle yığılan çoğalma nedeniyle, kendisini ortaya koymakla gittikçe azalan akışa karşı koymakla kendisi, akış yönüne doğru ters bir eylem koyar. Azalan akı nedenle dışarıya doğru karşı direnç ortaya koyması birikenin kendisini ortaya koymasıyla akış yapanına karşı firen etkisiydi. Akış yapan ilerinin (kendisinin ) geriye (kendisi üzerine) firen etkisiydi.

Bu kendisini başlatıp, durduran; hatırlama süreçleridir. Özel bağıntı içinde ileri geri tersinir. Evrensel bağlamda ileri akışlı süreç yığılması gerideki akışlı enerjiyi aşacak düzeyde olamadığı için ortam geri tersinmenin belireceği düzey ile değildir. Bir kimyasal tepkimede ortamdaki enerjinin tümden demire dönüşmeden demir oluşu başlatıp durduran süreçler olukla; bu noktalar hatırlayan referans değeridir.

Ya da bu yanda akış olanın(ileri olanın) çoğalma yapmasının baskı ve basıncı gerinin azalma tükenme yapmasına karşı kendi kendisini koruyucu olmanın direnciydi. Azalanın da çoğalmaya karşı direnciydi. Oyuk hareketi olan boşluk hareketleri, parça hareketleri olmakla, sonsuz sınırsız değildi. Aksine sonlu, sınırlı olmakla tersine süreçleri başlatırlar. Ve böylece her var oluş kendilerinin boşluk ve doluluk devinme alanlarını ortaya koyarlar. Nicel enirler. Her niceleyiş, her bir kendi boşluk devinmesi olukla; birçokturlar.

Yani sağlığınızı tehdit eden durum akış yaptığı; sağlıksızlığa dönüşmekle diğer yandan bıraktığı boşluk; boşluk devinmesi olukla; tehdidi ortada kaldıran boşluk devinmeli modüle süreci oluşacaktır. Boşalma ve dolma ya da akma ve durgunlaşma süresi; birbirine ters süreçler olmakla, her oluş; kendi ters oluş süreçli özyineli sürecinin tekrarlarından oluşmakla; özneler dünyasında biriken depolanma beyin kapasiteli bellek olukla ortaya çıkar.

Tekillik kendi kendiliktir. Dolma ve boşalma; ya da boşalma ve dolma olayları yani şarj deşarj olayları; kendi içinde ve kendi üzerinde kendi başına birikme ve kendi başına boşalma olayları olur. Bu öğrenme, hatırlama ve depolamadır. Aksi halde şarj da olamaz: boşalma da olamaz.

Dolma; kendi kendini yeniden dolma olukla, boşalanı dolma olukla; kendi içinde kendisini tekrarlarla kendisini çağırmadır. Akış birikmenin enerji şekli olurken; birikme de yeniden akış olacağın bir enerji durumudur. Akış ve dolma boşalma süreci aynı gibi olukla köprünün altında çok su geçer. Akışlı olan artık ilk yola çıkan değildir.

Yola çıkmakla yolu öğrenen insan artık yolun başındaki insan değildir. İnsan bu özne nesnel çevrimler ile özel bağıntılı olur. Akış, dolma, depolanma tekrarları olurken; dolma da, dolmanın yeni bir boşalma oluşu çağırmasıdır. Boşalma da boşalmanın dolmayı çağırmasıdır. Dolma boşalma üzerinde bağıntı olukla, tekrar dolma oluyorsa bu, çevrimdir. Eş deyiyle bilmenin, hatırlamanın, tekrar etmenin, kendi negatifi üzerinde hatırlama çağırması olmakla; dış ve içteki süredurumlar özyineli çevrimli süreçtirler.

Boşluk devinmesi kendisini ve negatifini çağıran süreçler olmakla; tehdit olan boşluk devinmesinin tersi olan firen hareketli devinme tehdidini kaldıran var oluş olacaktır. Yani sağlığı bozan bir var oluş diğer yandan kendi firen hareketi olan tehdidi, ortada kaldırmanın belirmesi olacaktır. Bozulan sağlığınız bu şekilde sağlığın karşı sağlığı olukla onu yok eden, izole eden durumların kendi kendisini çağırması olacaktır.

Bir süreç içindeki boşluk devinmelerinin kendisini çağırması, yani özyineli tekrarları olması; düz bir hareket içinde düz hareketin zıttı olan; düz olmayan kırıklı ya da ripillı (dalgalı) devim olmakla sistem dalgalıdır. Yani düz bir devinim içinde; kırıklı, zikzaklı ya da sinisudol türünden zıt hareketler ortaya koyması en minimum düzeyi içinde olur. O süreç bu en minimal ters durumlu haliyle düz ve hatırlanır.

Düz eylemli olmayan bir devinim içinde de; yine en az durumla mutlaka kendi kendisini çağıran bir özyineli dalgalı ripilları vardır. Düz oluş; düz olmayan süreç içinde düz oluşu en az durumla temsil edecektir. Yani içinde eğrisi olmayan ideal bir düz oluşla; içinde en az durumla bir düz hareketi barındırmayan bir ideal oluş içinde hepten eğri oluş; hiç olası değildir.

Yani içinde en az durumla zıt devinmeli dalgalanması olmayan süreçleri barındırmayan ideal bir sistem yoktur. İster düz dengeli sistemler olsun, ister eğri dengesiz sistemler olsun; sistem bu nedenle bir kısım dalgalanma yapar. Denge düzenli enerji alanı içindeki dalgalanmayı düz olmayan eğri sinüs dalgalı salınımlar olmakla ortaya koyar.

Dengesiz enerji düzenleri içinde düz salınımlı devinme, dengesiz süreçler içinde ki dalgalanmalar olacaktır. Bir dengeli süreç; azalan süreçlerden oluşacağı gibi çoğalan süreçlerden de oluşur. Aynı şekilde dengesiz bir süreç içinde başat durum, çoğalan süreçlerden oluşabileceği gibi azalan süreçlerden de oluşabilir.

Bir sürecin hangi yönde dengeli ya da dengesiz oluşu; hangi yönde ripill ya da dalgalanma oluşu; o sürecin başat olup olmamasıyla ortaya konur. Dengeli süreçlerde ripil, dengesizliği çağıran bir hatırlamalardır. Bastırılmış geri bağlanım yasasıdır. Bir süreçteki dalgalanma, kendi üzerine daha da sıkıştırılır daha düz edilir; ama yok edilemez.

Sistemin dalgalı olmasını istiyorsanız, sürecin yönü o sistemi ortaya koyan başatlık olan noktadan geri doğru; o başatlığın diğer yönüne doğru reosta edilmesi ile olasıdır Bu eylem bir televizyonda sesi artı skala, ya da eksi yönünde kaydırma yapmakla; sesin artan ya da azalan etkisini ortaya koyması gibi bir reosta hareketidir. Bütün düzenli ve düzensiz devim alanları özel bağıntı içinde bu şekilde belli süreler ile kontrol edilebilir. Denge ise artan azalan etkinin birbirine karşı olan nötrlüğü iki ters durumun aynı enerji düzeyi ve düzlemi içinde oluşları belirlerler.

Yine aynı şekil de bir hareketin tersinde bıraktığı alan; farklı süreçlerin farklı süreçleri olukla ya da zehrin, panzehri olukla bulunması demektir. Bu durum en az ikiliğin tekliğidir. Başatlık değildir. Başatlık artan süreçle ortaya konduğu gibi reosta hareketiyle kontrollü şekilde de ortaya konur. Bunlar her biri içinde seçme ayıklaması yapılan entegrasyonları da; başka bir sürecin özyineli süreç olmasıdır. İçinde olduğumuz kapitalizm bu süreçlerden ari değildir.

Bir durum olay, boşalma dolma üzerinde kendisini çağırıyorsa, dolma boşalma olayları bağıntı süreç olmakla çevrimdirler. Bağıntı üzerinde (çevrimle) kendisini çağırmadır. Akış olanın boşluk devinmesi deşarjdandı. Deşarj olanın boşluk devinmesi de şarjdı.

Anımsama var oluşun geri bağlanım yasasıdır. Anımsama var oluşun özyineli (kendisini çağıran tekrarlar-rekursif) eylemler olmasıyla organizmalarda özne düzeyinde bir öznel dünya belirimini vermenin, süreç boyutudur.

Anımsama bellek kapasitesi içinde yaşanılama olan ya da öğrenmelerin kişisi öznel hafıza bağıntılı yansıma boyutudur.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1234SonrakiSon

 
1 .  NURTEN DEMİREL
2 .  Bayram Kaya
3 .  yakup onat
4 .  İrfan GÖRGÜN
5 .  Yüksel Sarı


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  Gülüm Çamlısoy
3 .  Berat Uyanık
4 .  Sercan Doyuk
5 .  Tunahan çelik


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  Canay Gümüşlü Safi
4 .  Ömer Faruk Hüsmüllü
5 .  erhan

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.