Giriş |  Kayıt
"Geçmişi hatırlayamayanlar, onu bir kere daha yaşamak zorunda kalırlar."
G.SANTAYANA
 
 
 

Yazar ismi :  Bayram Kaya (Yazarın ana sayfası için tıklayın)

Sen de Bayram Kaya isimli yazara destek olmak istiyorsan, yıldızlı oylama ile oylamaya katılabilir, 1 ile 10 arası puanlama yapabilirsin.


 
      Anlamak Gerek 7  
Türümüz bu türden yeme içme savunma gibi doğal bir temel referans içinde olmanın eğimi ile beslenme, savunma, cinsellik gibi yaklaşımları, totem yapılar içinde yalıtmıştı. Yalıtımı yapılan ortak konular, kolektif çevrimli dolaşım üzerinde herkes için ortak bir sağlattırma, oldu.

Kolektif oluşun kişi ve kişiler üzerine olan ÖZNEL baskı ve basıncı vardı. Bu öznel baskı ve basınç grup algısıydı. Grup kişinin çevresindeydi. Onu gözetenlerdi. Onu savunup beleyenlerdi. Süt emdirenlerdi.

Öznellik grup algısını oluşan kolektif lige ve grup algısını veren herhangi birilerine karşı duyulan vefa, minnet, sadakat duygusuydu. Bunlar kolektif oluşun ortaya koyduğu öznel oluşlardı.

Totem yapılar doğal referans içindeki bu tür zorunluluklara karşı zorunlulukların birlikte karşılanmasını ortak sağlatma yaptılar. Organize ettiler. Karşılanmanın çevrimini yaptılar. Oysa köleci kapitalist sistem bu tür kolektif bakiye üzerindeki müktesebatları, idealize eden girişmeleriyle kolektif güç iş adımlarını organize etti. Kolektif güç iş adamını finanse etti.

El anlayışlı idealizm efendisini kolektif emek üzerinde finanse etti. İdealizm efendiyi finanse etmekle geçiyordu. İdealizme göre açılıp kapanan zamanının finansçı salınmaları içinde idealizm başarmıştı.

Kişilerin doğaya yönelici ortak özellikti tutumları, kişileri kendi gibi duygu ve fizik benzerleriyle bir araya getirdi. Bu kabil bir araya geliş adımları sürecin birinci adımıysa; doğanın bu sağlamalara karşı gösterdiği sert zorlukları birlikte düzenlemek te sürecimizin ikinci bir adımıydı.

İkinci adım içinde yapılan organizasyonlar, totem yapı içindeki kişilerin ortak deney ve ortak izlenimlerini oluştu. Yapı içinde yaşanan süreçleri bu yapının ortak anı bilinirliği oluştu. Ortak anı birliği içinde kişilerin her bir kişiye sağlatma yapıyordu. Ve kişiler de kendi sağlamasını yapıyordu. Alan içindeki bu sunular kişiye, adrese teslim bir ortak sağlatma bilincinin duygusunu verdi.

Zaten parçanın bütüne olan eğimi, parçanın tekrarları içinde bu eğimle seyreden durumun birisi cinsellikti. Bütün, olanla akan enerjiydi. Akana karşı akanın akmazı olan ters durum da vardı. Akar olanla, akmazı olan olam ikilisi bu sürecin kendi üzerine kendi etkisiydi. Sürecin kendi üzerine kendi etkisiyle bütünün akış eylemi, kesikli sürekli oluyordu.

Bütünün kesikli ve sürekli akış içinde olma gereği her bir parça bu akış içinde pasif de oluyordu. Aktif te. Aktif ve pasif durum bir düzenle işlevdi. Aktif ve pasif yalıtımlıydı. Yalıtımlı alan içinde düzenin korunması için işlev parçalar dışarıda enerji alıyordu. Hayat düzleminde buna beslenme diyorduk.

Akışını yapan bütünde, bütünün kendi parçaları üzerine olan baskı ve basıncına karşı parçalarda oluşan bir mukavemet (dayanırlık) bardı. Bu mukavemet parçanın direnciydi. Parçanın öz kendisini savunmasıydı. Kısaca cinsellik, beslenme, savunma vs. türü olup bitenlerin tekrarları bu tekrarları yapanın bütüne yönelen, tutumuydu. Parçanın kendi eksiğini bütün içinde tamamlamaya yönelik bir eğimdi.

Bu tür bütünden ayrılışın geri bütüne doğru, tersine hareketle olması geri bağlanım yasasıydı. Bütünün parçadaki imajıydı. Tekrarı olan eğimlerin nedeni; parçadaki bütüne doğru veya doğaya doğru veya çevreye doğru olan eğilimlerin de nedeniydiler. Kişiler de bu tür referansların çerçevesi içinde olmaları nedenle, kişilerin bu türden anı sal deneyden meydana gelen bilinçlenmeler vardı.

Kişi bu gibi bilinçlenmelerin ortak anılı imge ve imajlarını kullanır. Bu tarz imajcı davranışlar kişiyi, kişinin kendisi gibi kişilerle birlikte yaşamasına çekim alanı oluyordu.
 
 

Bu yazının tüm hakları ve sorumluluğu Bayram Kaya üzerindedir.
Bu yazının ilgili yazara ait olmadığını, yazının içeriğinde şahsınıza veya toplumun genel ahlak değerlerine bir hakaret olduğunu, içeriğinde açıkça yazılmış müstehcen ifadeler veya edebi yazılarda olmaması gereken ağır küfürler bulunduğunu düşünüyorsanız, ilgili yazıyı ve yazarı site yönetimine bildirebilirsiniz.
Yazıların içeriğinden www.edebiyatdunyasi.com ve Ada İnternet Yayıncılığı ve Reklamcılık Şti. yetkilileri sorumlu tutulamaz.
 
Tüm yazıları

1234SonrakiSon

 
1 .  İbrahim Değerli
2 .  Mehmet Akb
3 .  Serhat ÖZER
4 .  Abdulvahap UNCU
5 .  Ali Demiral


 
1 .  DeryaDerviş
2 .  İbrahim Değerli
3 .  Gülüm Çamlısoy
4 .  Berat Uyanık
5 .  Elnur Əliyev


 
1 .  Ahmet Duman
2 .  Tunahan çelik
3 .  erhan
4 .  Canay Gümüşlü Safi
5 .  Ömer Faruk Hüsmüllü

 

     


Basında sitemiz | Bize ulaşın | Reklam

Sözleşmeler Gizlilik ve Kullanım Sözleşmesi | Tüketici Hakları, Üyelik, Güvenlik ve Teminatlar

Tüm hakları saklıdır 2017 © Edebiyat Dünyası

Edebiyatdunyasi.com'a eklenen yazılar ve görseller 5846 Sayılı FiKiR VE SANAT ESERLERi KANUNU'na göre korunmaktadır. Sitenin özgün içeriği 5187 Sayılı Basın Kanunu'na göre kaynak belirtilmeden başka yayın organlarında kullanılamaz. Kaynak belirtmek ve ilgili sayfaya link vermek koşuluyla sitenin tüm özgün içeriği başka yayın organlarında özgürce kullanılabilir.